Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla,
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla,
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla,
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla,
Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla..
...
Yavuz Bülent Bâkiler
Tanrım! Beni Leylâ ile bir an evvel buluştur. Beni dipsiz kuyularda sonlanacak maceralardan uzak tut ve beni sevdiğime kavuştur. Beni bu şehirde yalnızca Leyla'nın aşkıdır çünkü tutan. Bildir bana Tanrı'm, Leylâ yakın mı bana, yoksa uzak mı; göster bana Rabb'im, kaderim kara mı, yahut ki ak mı?!. Eğer sesimi duyuyorsa bilsin ki onu seviyorum... Sen şahidim ol Allah'ım, onu çok seviyorum!..