Cüret ediniz, çünkü düşünmeye, söylemeye, yaratmaya, sevmeye, yaşamaya da cüret edilir. Kimse gibi olmamaya cüret edilir. Ancak böyle genişler hayatın sınırı, sınır diye bize gösterdikleri o çizgi!
İnsan yaşamı eşiklerle doludur. Her eşikte yeni bir çağrı vardır. Bazen çağrıyı ertelemek ya da duymazdan gelmek imkânsızdır. Kozasından çıkmaya çalışan bir kelebek misali büyümek ve olgunlaşmanın sancısı çekilir.
Gölge, içimizde engellenenleri yapmak isteyen, olamadığımız her şeydir... Dizginlemek zorunda olduğumuz vahşi isteklerimizdir. Ne topluma ne de ürettiğimiz personaya uymayan istek ve duygularımızdır.
Persona bir anlamda toplumun beklentilerine göre şekillenir. Diğer yandan kişinin nasıl biri olmak istediği veya nasıl biri olarak görünmek istediğiyle de ilgili karmaşık bir sistemdir. Ancak bu gerçek kişilik değildir, kişi istediği kadar bunun gerçek ve samimi olduğunu iddia etsin yine de değildir. Personanın kendisini göstermesi de başlı başına bir sorun değildir, yeter ki göründüğün gibi olduğun fikrine kapılma. Ancak bunun ayrımına varamıyorsan tatsız çatışmalarla karşılaşmak sürpriz olmaz.