Acımak, katı kurallarla yetişmiş, duygularını neredeyse sıfıra indirmiş bir kadın olan Zehra üzerinden vicdan, empati ve insanı insan yapan şeyler üzerine sert ama çok yerinde laflar eder. Zehra idealist, disiplinli, adaletli… ama bir o kadar da soğuk. Öğrencilerine karşı merhametsiz denecek kadar mesafelidir. Çünkü onun dünyasında “acımak” zayıflıktır.
Ta ki babasının ölümüyle birlikte eline geçen günlük her şeyi yerle bir edene kadar.
Asıl tokat burada gelir. Zehra’nın yıllarca nankör, başarısız, silik sandığı babasının hayatı, yaşadıkları, yalnızlığı ve çaresizliği okurun da Zehra’yla birlikte yüzünü kızartır. Reşat Nuri şunu net söylüyor:
İnsanları yargılamak kolay, anlamak ise zahmetlidir.