Ferman Mamedov

İnsan istismarının en berbat örneği, şimdi bile…
“ Modern psikiyatrik tedavilerden önce kişilik bölünmesi yaşayanlar o zamanlar bulunabilen tek psikiyatri uzmanına götürülüyordu, yani rahiplere. Kilise bu gibi kişilere sıklıkla "içine şeytan girmiş" teşhisini koyuyor ve kabul gören tedavi planını reçete ediyordu; "şeytan çıkartma" ritüelini. “
Sayfa 581·Kitabı okudu
Alıntı
Ferman Mamedov
Şeytanı çıkardıktan sonra: 'Artık senin ona karşı bağışıklığın var.' :)
Reklam
SERİMDEN ÇÖZÜME: SON YAPRAK ÜZERİNE BİR PLOT İNCELEMESİ
9/10
·25 syf.··
2024 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2024 09:30
(Bu inceleme yaklaşık 2 dakikalık okuma süresi gerektirir.) William Sydney Porter (1862-1910), Amerikalı yazar, yaşamı boyunca eczacılıktan bankacılığa, gazetecilikten mahkûmluğa kadar pek çok farklı deneyimi vardır. Tanınmasını sağlayan O. Henry mahlasını hapishanede bulunduğu dönemde kullanmaya başlamıştır. Eserlerinde kendi trajedilerinden izler görürüz. Bunlardan biri bu incelemeye konu olan hikâyede zatürre hastalığını acımasız bir katil olarak tasvir etmesidir. Bunun sebebi, eşi Athol Estes’i genç yaşta veremden kaybetmesidir. Yazarın kendi yaşadığı sağlık sorunları da eserlerinin temasında belirleyici olmuştur. Muz Cumhuriyeti (Banana Republic) terimini literatüre kazandırmıştır. I.Introduction/Exposition(Serim) Hikâye, 20. yüzyılın başlarında Newyork’un sanatçı kolonisinin yaşadığı Greenwich Village’de açılır. Sue ve Johnsy adında iki genç ressamın, arkadaşlıklarına ve ortak hayallerine tanık oluruz. Ancak atmosfere Mr. Pneumonia (Bay Zatürre) adında soğuk ve görünmez bir katil dâhil olur. Maalesef Johnsy bu hastalığa yakalanır. II. Rising Action (Yükselen Aksiyon/Düğüm) Doktorun Johnsy’e teşhis koyduğu raporla birlikte hikâyenin gidişatı sıradan bir hastalıktan bir yaşam mücadelesine dönüşür. Doktor, Sue’yu kenara çekip “Onun onda bir şansı var, o şans da onun yaşama isteğine bağlı” dediği an, hikâye vites yükseltir. III. Climax (Doruk Noktası) O korkunç fırtınanın koptuğu gece, hikâyenin en gerilimli anıdır. Dışarıdaki dondurucu yağmur ve rüzgârdan geriye kalan tek şey sarmaşıktaki son yapraktır. Okuyucu ve Johnsy, o yaprağın sabaha kadar düşeceğinden emindir ancak sabah pencere açıldığında o son yaprağın hala orada olması, hikâyenin kırılma noktasıdır. IV.Falling Action (Düşen Aksiyon) Mucizevi şekilde **düşmeyen
1000Kitap
The Last LeafO. Henry · Perfection Learning · 20071,185 okunma
Ferman Mamedov
Olay örgüsü aşamaları İngilizce bu şekilde mi isimlendiriliyor? Sonuncu yani beşinci "Final" değil mi? Ayrı ayrı dillerde farklılık gösteriyor anlaşılan 🤔 Ruslar biraz farklı yazıyorlar.
İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişime içerliyordum. Yirmi dört yaşına geldiğim halde hala çocukluğumun saflığından kurtulamamıştım.
Sayfa 65 - YAPI KREDİ YAYINLARI·Kitabı okudu
Alıntı
Ferman Mamedov
Olgunluk yaşı 30 diyorlar
5/10
·450 syf.·
2017 17. kitabı
Spoiler değil, eleştiridir! Amaç yoksa niye ilmi bir kitap yazıyoruz ki?! Bence şiir kitabı yazarsak çok daha iyi! Moda mı olmuş yoksa tasavvuftan yazmak veya herhangi konuların tasavvufta karşılığını bulmak çok rağbet mi kazandırıyor acaba?! Belki de tasavvuf bilmek batılı ilim adamlarına yukardan bakma olanağı sağlıyordur, bilmiyorum?! Ya onların yerinde sen olsaydın, senin yerinde onlar olsaydı?! Kıl gibi titre, şükret!.. Büyük bir sabırla ancak bitirdim. Hevesle, merakla almıştım ve çok iyi de başladı. Sonra gittikçe inanılmaz derecede "kibir kokusu" yaymaya başladı... Temel sağlam atılmadığında üzerine inşa edilen yapıt da sağlam olmayacaktır. Öncelikle, kitabın psikoloji/psikoterapi cephesinden hareketle yazıldığını belirtmek isterim. Artı tasavvufta eklenerek bu doğrultuda nefs konusu incelenmiş, galibiyet ikinciye verilmiş, insanın maddi boyutu, doğası görmemezlikten gelinmiştir. Ben eminlikle söylemek istiyorum ki, insanın doğası (biyolojisi, fizyolojisi, biyokimyası vb.) dikkate alınmadan ne modern psikoloji/psikoterapi ne de tasavvuf yazılabilir. Yazılsa da işte bunun gibi sağlam temele oturtturulamamış olur. Sadece nefs ve aşamaları, nefs terbiyesi, tasavvufi terimler, anlayışlar dışında kitabı sağlam bulmuyorum ve önermiyorum. Çok şey bilmenin "kibriyle" detaylara inerek apaçık gerçeklere göz yumma durumu sözkonusudur. 450 sayfalık bu kitabın belkide %50 İbni Arabi ve Mevlana Celaleddin Rumi'den alıntılardır. Ben amacın ne olduğunu anlayamadım ama eğer bu alıntılara açıklık getirmek amaçsa yukarıda anlattıklarımı silmiş olayım. Yine de bu iki büyük şahsiyete olan sonsuz sevgim ve saygım da bu kitabı benim "spoiler"imden kurtaramaz. Onlar da peygamber efendimizin (s.a.v), ümmetin "bulanık" [kaynak hadis olarak Mektubat-ı Rabbani'de] diye ifade ettiği
Dokuz Yüz Katlı İnsanMustafa Merter · Kaknüs Yayınları · 20071,379 okunma
Mayis isimli okura yanıt verildi
Ferman Mamedov
Kitabı aldıysanız kesinlikle okuyunuz. Ben diğer kitabını da aldım okudum. Fakat, tasavvuftan yazmaya ehil kişi değildir. Önce, kibrini görmesi lazım.