Güneş görmeyen bir meyhanenin kirli bir masası kenarında içilen iki üç kadeh,karanlığı aydınlatmaya ve en harap bir vücudu gençlik neşesiyle doldurmaya kafi değil mi?
Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini,sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum,çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki,ondan başka ne bir şey tanıyor,ne bir şey biliyorum;ondan başka da bir şeyim yok zaten!