Çocuk kitabı olarak geçiyor olsa da okuyan her yaştan insana verecek bir mesajı var Küçük Kara Balık' ın. Annesinin ve çevresindeki diğer balıkların tüm baskılarına rağmen merakının peşinden dünyayı keşfetmeye gidiyor. "Dünyanın en devrimci balığı" diye bilinen Küçük Kara Balık hepimize sorgulama, merak etme, keşfetme ve cesaret gösterme konusunda ders verir nitelikte.
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Can Yayınları · 202336,8bin okunma
"Şimdi ölüm çok kolay uğrayabilir bana! Ama ben yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmemeliyim. Elbette, bir gün ölümle karşılaşırsam -ki karşılaşacağım- önemli değil, önemli olan şu ki benim yaşamım veya ölümüm başkalarının yaşamını nasıl etkileyecek."
"Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?"
'' Özgür Balpınar' ın masalsı kaleminden, dünyayı olduğu gibi değil olması gerektiği gibi gösteren umut dolu bir hikaye.''
Kendinizi Irak ile yıllardır savaş halinde olan İran'ın Tebriz şehrinin sokaklarında Emir'in gözünden gezerken bulacaksınız. Savaşın iç yüzünü görmenizi sağlarken aynı zamanda herkesin eşit fırsatlarla dünyaya gelmediğini hatırlamanıza yardımcı olan bir kitap. Kitabı okurken kendinizi kâh güler kâh ağlarken ve en önemlisi gerçekten ne için üzüldüğünüzü ne uğruna yaşadığınızı sorgularken bulabilirsiniz. Benim kitapta Emirden aldığım çok fazla ders oldu sizin de okurken hayata bakış açınızı tazeleyeceğini düşünüyorum. Yazarın dilinin ağır olmadığını herkesin kolaylıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Ayrıca yazar kitaptaki karakterlerden biri olan Doktor Samet ve 'küçük kara balığı' ile İranlı yazar Samed Bahrengi'nin ''Küçük Kara Balık'' eserine tatlı bir gönderme yapmış. Son olarak kitapta hoşuma giden Doktor Samet karakterine ait bir alıntıyı paylaşmak istiyorum :
"Savaş, dünyadaki en beter felaketten daha beter bir felakettir. Yaşadığın tüm kötü olayları unut. Çevrendeki insanların yaşadığı felaketleri unut. Bir günde binlerce, yüz binlerce, milyonlarca insan ölür savaşlarda. Milyonlarcası yaralanır, sakat kalır, annesiz babasız kalır, evsiz kalır, aşsız kalır, işsiz kalır... Tarih boyunca yapılan savaşları düşün. Savaşlarda hayatını kaybeden insanlardan koskoca yepyeni bir dünya kurulur. Niçin öldü o insanlar! Şimdi niçin ölüyorlar? Yıllardır neyi paylaşamıyoruz insanlar olarak? Yaşatmak niçin öldürmekten daha anlamsız, daha değersiz görünüyor gözlerine! Şimdi de çocukları gönderiyorlar savaşa! Doymuyorlar! Aklım almıyor! Neyin savaşını veriyoruz biz?"