FEY

FEY
Hayata nasıl mı bakıyorum… İçime ve duvarlara bakmaktan fırsatım olmuyor. (Paylaştığım hiçbir şey beğenilsin diye değildir.)
“İnsanoğlu işte! Birisi ağlarken, bir başkası güler.” dedi içinden.
Sayfa 94·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“… Sorsanız, herkes Müslüman olduğunu söyler. Yalancılığın, düzenbazlığın daniskası bu. “İnanıyorum” demesi çok kolay. Neye inanıyorum? Hakkında ne biliyorum? Düşünerek mi inanıyorum, duyduğumla mı? Yoksa mukaddes bir gelenek hâlini aldığı için mi? Nasıl bir inanç bu? Temeli neye dayanıyor? “İnanıyorum” demekle biter mi her şey? Kimsenin bunları düşündüğü yok. Ama herkes inanıyor. Belki de din, düşünerek inanmalarını bekler insanlardan. Ben ve benim gibiler, düşünmeye fırsat bulamıyoruz. Hayat öyle bir yük yüklemiş ki sırtlarımıza, gözlerimiz fal taşı gibi açılmış. Karın doyurma mücadelesi veriyoruz. Belki sen, dinin gerektirdiği gibi yaşayabiliyorsun. Biz, hayır! “İnanıyorum” diyoruz, hepsi o kadar.” “Sen de, ALLÂH’ın istediği gibi yaşa evlâdım!” “Ne faydası olur bana?” “Şüphelerinden kurtulur, huzura kavuşursun; âhiretten emin olursun.”
Sayfa 83 - 84·Kitabı okudu
İhtiyar şaşkın şaşkın sordu. “ALLÂH’a inanıyor musun?” “Tabii ki, inanıyorum. Zaman zaman şüpheye düşsem bile, gene de inanıyorum. Koca kâinat kendi kendine var olur mu? Olsaydı ben de kendi kendime zengin ve güzel olurdum!” “Şüpheye düştün mü, inanmış sayılmazsın.” Kıkır kıkır güldü Zülküf. İhtiyar onun bu tuhaf gülüşüne hiçbir anlam veremedi. “Ne yazık ki,” dedi Zülküf, “İnsanımızın büyük çoğunluğu inandığını sanır. Ama hepsinin içinde şüphe vardır. Ellerinde olmadan, dinsizleri düşünürler. İnanmasalar, neler olabileceğini hayal ederler. Bu tip insanlara çok rastladım ve pek çok kişinin böyle olduğundan şüphem yok.
Sayfa 83·Kitabı okudu