“… Sorsanız, herkes Müslüman olduğunu söyler. Yalancılığın, düzenbazlığın daniskası bu. “İnanıyorum” demesi çok kolay. Neye inanıyorum? Hakkında ne biliyorum? Düşünerek mi inanıyorum, duyduğumla mı? Yoksa mukaddes bir gelenek hâlini aldığı için mi? Nasıl bir inanç bu? Temeli neye dayanıyor? “İnanıyorum” demekle biter mi her şey? Kimsenin bunları düşündüğü yok. Ama herkes inanıyor. Belki de din, düşünerek inanmalarını bekler insanlardan. Ben ve benim gibiler, düşünmeye fırsat bulamıyoruz. Hayat öyle bir yük yüklemiş ki sırtlarımıza, gözlerimiz fal taşı gibi açılmış. Karın doyurma mücadelesi veriyoruz. Belki sen, dinin gerektirdiği gibi yaşayabiliyorsun. Biz, hayır! “İnanıyorum” diyoruz, hepsi o kadar.”
“Sen de, ALLÂH’ın istediği gibi yaşa evlâdım!”
“Ne faydası olur bana?”
“Şüphelerinden kurtulur, huzura kavuşursun; âhiretten emin olursun.”