Dünya üzerinde bir insanı, en zor dışsal zorlukların ya da içsel engellerin üstesinden gelmesinde, hayatta bir görevi olduğunun farkındalığı kadar güçlendirecek bir şey yoktur
Birbirimizi nasıl anlayacağımızı yaşlandıkça daha iyi öğreniyoruz. Anlayış ve sevgi, sadece yaşla gelen bir bilgeliği gerektirir. Ama bu bilgeliğin gelişiminin en yüksek noktasında ortadan silineceğiz, güzde sararan ağaçları göremeyeceğiz artık. Bahardan zarafetle fışkıran kırları göremeyeceğiz. Herbirimiz sadece yıldan yıla sararan bir anı oluşturacağız.
Eğer birini seviyorsam herkesi seviyorumdur; dünyayı, yaşamayı, seviyorumdur. Eğer birine "seni seviyorum" diyebiliyorsam,'Sende herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sende aynı zamanda kendimi de seviyorum' da diyebilmeliyim.
"Biz gerçekten, bir kukla sahnesindeyiz; Kuklacı Felek Usta, kuklalar da biz. Oyuna çıkıyoruz birer ikişer;
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz. "( Ömer Hayyam)