Feyza Atik

Feyza Atik
@Feyzatik
Edebiyat Öğretmeni
Üniversite
20 okur puanı
Aralık 2016 tarihinde katıldı
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
Ey Yaratan, ben mi istedim, çamurumdan Beni, insanı yoğur diye, ben mi yakardım sana Karanlıktan beni çıkart diye? Kayıp Cennet’ten Frankesnstein sinema imgesiyle bilinen bir tipleme öncelikle sinemada yaratılandan çok daha farklı bir hikâyeyle karşılaştığımı söyleyebilirim. Gerek lirik anlatımıyla gerek göndermeleriyle yoğun romantik edebiyat içerisinde değerlendirebileceğimiz bir yapıt çıkıyor karşımıza. 19. yy. da küçümsenen ucuz korku hikayelerine yüksek edebiyat verme eşiği olarak görülür bu bağlamda dolayısıyla kitaba bilimkurgu- korku beklentisiyle başlayanlar bambaşka bir hikaye bulacaklardır. Yine bilinenin aksine yaratığa yüklenen Frankenstein ismi yaratıcı olan Victor Frankensteine ait.Kitapta onu yaratık canavar iblis olarak tanıyoruz. Mary Shelley asıl hikayeyi de bunun üzerine kuruyor bir tanınma bir isim isteme üzerine. Frankestain bir bilimkurgu olmasının ötesinde yaratılış mitini anlatıyor. Victor bir canlı yaratıyor yarattığını beğenmiyor görüntüsünden korkup onu terk ediyor. Bir isim dahi verilmeden terk edilen yaratığın tanınma arzusunu insanlardan saklanmasını yalnız kalışını yaratıcısıyla olan hesaplaşmasını ele alıyor. Kendinizi bir anda korkunç cinayetler işleyen canavarla empati kurarken buluyorsunuz bu yönüyle çok insanî bir roman Frankestain ertelemeden okuyun diyorum.
FrankensteinMary Shelley · Can Yayınları · 202121,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
ROMAN İNSANA DAİR OLMALIDIR Peyami Safa’nın kaleminin mottosu olduğunu düşündüğüm bu sözüyle başlamak istiyorum zira Yalnızız tam da bu minvalde ortaya çıkardığı bir başyapıt. Safa’ya göre edebiyat ve felsefe iç içe geçmiştir dolayısıyla felsefeden yoksun bir eser amacına hizmet etmiyor demektir. “Edebi bir eseri izahlı veya izahsız, bir felsefe görüşü ihtiva eder”diyen Safa bu yönden çok fakir olduğunu düşündüğü Türk edebiyatının gerçek fikir romanlarına ihtiyacı olduğunu düşünür. Ben Yalnızız’ın Türk edebiyatını bu fakirlikten tek başına kurtarabilecek zenginlikte bir eser olduğunu düşünüyorum. Bir eserde felsefi alt yapının bulunması dışında insanlığa faydalı bir tarafının da olması gerektiğini düşünen Safa tam da bu doğrultuda bir karakter yaratmış. Hiç şüphesiz Yalnızız Samim’in fikir dünyası üzerine inşa edilmiş. Safa Samim ağzından konuşarak okuru felsefi bir dünyanın fikir muhasebesine çekiyor. Asıl amacı Samimde temsil edilen ideal insan tipinin okurda ilgi uyandırması hatta daha da öteye giderek okur tarafından benimsenmesi. Safa ideal insan tipini yaratmakla kalmayıp eserin dayandığı temel düşünce olan “dip zıtlık” prensibine uygun olarak hem roman kişileriyle hem de kavramlarla ideal olanın karşıtına da yer vermiş. Birbirine bu kadar zıt olan karakterlerin derinliklerine inmesi ve ruh çözümlemeleri ruh bilimcilere taş çıkarır nitelikte olmuş. Karakterler arasındaki geçişlerde insanda Dostoyevski okuyormuş hissi uyandırıyor. Kitabı da sadece okuyucunun bildiği bir sırla bitiriyor. Yalnızız son derece tesirli biten ve insanın içini acıtan nadir kitaplardan. Ben insana dair yazılmış bu kitabı okuyup kendinden bir şeyler bulamayan, etkilenmeyen kimsenin olmayacağını düşünüyor ve mutlaka tekrar tekrar okunması gerekenler listesine alıyorum.
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma