Dünya bozuldu, kıyamet günü yaklaştı diye tüm insanlar iç savaşlarımız karşısında ah vah eder. Oysaki dünyada daha ne kötü şeyler oldu. Hem sonra kim bilir biz bu haldeyken dünyanın kaç yeri gül gülistandır.
Ruhta ve bedende rahatlık olmadıkça, döşek rahat olmuş neye yarar? Vücudumuza bir iğne, ruhumuza bir dert girdi mi, dünyalar bizim de olsa rahatımız kaçar. Kum sancıları bir başladı mı, insan ne kadar devletli, haşmetli de olsa, tacını, tahtını, saraylarını unutmaz mı?
...kendimden ayrıldığım oluyor? Fakat meşhur, Atinalı Demades'in dediği gibi, doğrudan asla ayrılmıyorum. Ruhum bir yerde durabilseydi, kendimi sınamakla kalmaz, bir karara varırdım: Ruhum, devamlı bir arayış içinde...
"Dilediğim kadar ve kendi adımlarımla yürüdüm... Bu kadar şanslı biri olarak doğduğum için mutluyum. Çünkü yeteri kadar sebebim var ve zihnim de alabildiğine iyidir. Hiçbir şey almadım belki ama hiçbir şey de aramadım."