Sevdanın temelinde belki dr bu vardı: seçilmiş olmak, ayrıştırıcı olmak. Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilen ve bir sırrın ortağı olmak... İşte bu sevdanın ilk adımı değil miydi ?
Ben, kırk sekiz yaşındaki Türkan, bütün yaşamımı durarak geçirmiştim.
Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara silmiş, takmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim.