Fatma Gamze

Fatma Gamze
Biz bu dünyanın anılarıyız.
"Kıymetli bir şeyi kaybedip de onu tekrar bulduğunuzda, genellikle bıraktığınız gibi bulmama ihtimaliniz çok yüksektir."
Sayfa 38·Kitabı okudu
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben hayatın neresindeyim ?
Ağladım, varmak istedim mehtaba. Uzak bir çöldeymişim, değdiremezmişim elimi. Bir ay ışığı var yolumda, birde yanımda sonsuz hayallerim. Cebime koyduğum umutlarım, hatırladığım güzel anılar, düşlediğim masallar.. Kalbim bir kırık yuva, içinde birkaç kötü cümle olan. Susamışım, çöldeyim ya. Seraplar görüyorum. Neden ulaşamıyorum o yakın denize ? Denizde bir kale, içinde bir prenses. Yalnız, derin ve güzel. Güzel ama yalnız. Çöldeki denizin içindeki kale ve kalenin içinde yalnız bir prenses. Ağlıyor, sesi kulaklarımdan gitmiyor.. - Neden ağlıyorsun ? Sadece hıçkırık sesi bu, yüreğime dokunan. - Adın ne ? Gözleri okyanus. Güzel ve derin. - Buraya gel, okyanus. Denize ulaşamıyorum. -Ama deniz gözlerindedir. Denizin içinde bir okyanus var, kimse görmüyor. Dokunacağım hissediyorum, bu defa gerçek. Kum! Bu çöl ne kadar büyük ! Yıllardır yürüyorum, bazen koşuyorum bazen duruyorum. Bitmiyor. Zaman hep aynı. Sonsuz uzayda ve burda. Hayır sonsuz uzayda zaman bizden farklı. O zaman ışık hızını bulmalıyım ve geleceğe gitmeliyim. - Gidip ne yapacaksın? Sizi bekleyeceğim. Kendimi de. Hayallerim bir bir yıkılıyor. - Hayaller yıkılabilir mi ? Kâbusa dönüşmesin de yıkılsın. Gideceğim, gözlerimde hüzün. Bir yaz benden, bir bütün. Yıllar geçse, bilsem neresindeyim hayatın. Ellerimde çiçekler, önüm deniz. Bu bir serap. - Hayır değil. Bu bir rüya. Çölde değilsin Zarya uyan ! - Gün doğdu mu ? Doğdu. Şimdi denizi izleyebilirim yine. 7727. Kez -Neden sürekli denizi izliyorsun ? Çünkü denizin ortasında yalnızım. Farkında mısın ? -Değilim. Ben hayatın neresindeyim ?
Sanki bir an tüm hataları üst üste yapacağım..
Aklımdan bişeyleri ısrarla saklamaya kalksam da olmuyor. Yine geliyor bir an ve gözlerim doluyor.. Gözlerim ne yapabilir ki, içimde birikmiş yaşadıklarım.. Aklımda net bişey yok, yolum belirsiz ve zor. Çok zor.. Yorulmaya fırsatım kalmıyor bazen, bazen yaşamaya takatim.. Gözlerime birikmiş okuduklarım. Kelimelerim kendi içimde yine kendi içimi yakıyor. Öyle bir zaman geliyor ki insanın ömründe, geçen saniyeyi kâr sayıyorsun.. Sanki gidecek yerim yok ve çok yorulmuşum. Sanki bir an, bir an beni bana bıraksalar düşeceğim. Sanki bir an tüm hataları üst üste yapacağım..
Zaman ve mekan ne kadar farklıysa kararlar ve duygular o kadar farklı zannımca. Düşünmek, kafa yormak, istemek. Tüm bu hayatın umutsuzca kaygıları ya da lüzumsuz telaşları olmasa ne değişir ki. Sade boş, boşboş bir yaşam sunulurdu. Bazen telâşlanmak gerek ve bazen bağıra bağıra ağlamak. Ağlarken mi söylüyorum bunu? Ne önemi var. Önemli olan gözyaşının hesabını verebilmek öyle mi ? Yine bir yanlışın peşinde kendimi üzüyorum. Tek kendimi mi? Hadi bu soruyu doğru bil de görelim zekânı. Kadere muvafık olan kazaya da muvafık mı? Yani.. Diyorum ki bu çok başka. Yazmayı seviyorsan kime yazabilirsin. Her zaman kendine değil. Ama ne yapsam herkes düşünmek istediği gibi düşünür. Ya da başkaları düşündüğü gibi düşünsün diye anlatır. Bu neden bir kesinlik içerir ki ? Ah canım, insanlar insanlara neden böyle davranır? Nasıl. İnsan değilmiş gibi.. Ya? Bilmiyorum ne zaman düzelecek. Ama ağlamasam belki. Belki düşünmeye vaktim olur. Uzunca bir şeyler yazma artık. Tevafuk dedin ona takıldım. Takılma canım. Geçecek her şey. Her şey mi? Aman..
Merhametliydi, iyiydi.. Severdi; insanı, hayvanı, doğayı, havayı her şeyi. Yaşamayı severdi. Arkadaşlarını, kedilerini, sokaktaki çocukları, yoksulları.. Yorulmazdı, her şeye yetişmek isterdi - son zamanlar hariç - Okumayı severdi, gezmeyi, film izlemeyi ve şarkı söylemeyi - sesi güzel olmasa da- İyi niyetliydi, birine çabucak ısınır, dertlerini dinlerdi. Yardım etmek isterdi.. Biraz dediğim dedik, inatçıydı. Yeni insanlarla tanışmayı, hayat hikayelerini dinlemeyi isterdi. Biraz meraklıydı.. Gülümserdi hep, karamsar olmayı sevmem derdi, Her şeyde bir umut, her şerde bir hayır arardı. Öğretmen olmak istemezdi, biraz sabırsızmış, cocuklara bağırırsa onlari üzülmekten korkarmış, ama öğretmenliği de çok severmiş. Kalbi kırılsa da gülmeyi becerirmiş, çünkü o gülerse, onun gülümsediği kişi de gülümsermiş İnsanlar mutlu olsun isterdi, mutlu kalsınlar. Çocuklara cok önem verirdi, kadınlara da.. Hayal kurmayı, rüya gormeyi de cok severdi. Baska bir dünya mümkünmüş gibi geliyor derdi, O başka bir dünyada yaşamak istiyordu. Bu dünya ona iyi gelmedi..