"Samimiyetin bazen gözyaslari, elemler, istiraplar, sancilar ve kivranişlarda gizli oldugunu bilirim Karga. Bunlar hakikatin de giyindigi elbiselerdir. Anlatacaklarin gerçek olsun da varsin gözyaşı olsun, elem olsun, sanci olsun..."
Paul Watzlawick iletişimi 5 farklı yönüyle açıklamış. İnsanlar hiçbirini tercih etmediği gibi şiddet ile iletişim yolunu tercih etmişler.
F. Schulz von Thun ise insanları 4 farklı çeşitte anlayacağımızı açıklamış ama insanlar bunları da bırakıp oturdukları organlarıyla anlamayı tercih etmişler.
Gözün değil “öz”ün ağlamasıdır hüzün.
Acının zirvesine çıkıp etrafına çöken sis’in arasından hakikati görme çabasıdır
Ortağı yoktur hüznün yalnız yaşar.
İçinin en karanlık köşesine çekilip yolunu bulmak için kendini yakmaktır
Kendi ateşinle yolunu aydınlatmak
Yanarkende gülümseyebilmektir hüzün
Göremediklerindir, sarılamadıklarındır
Bunu bir daha yapabilmenin imkansızlığı içinde kavrulmaktır hüzün
Ağlayamamak,
Gözyaşının bile kifayet etmediği,
Acizliğinden kaçıp saklanıp seni senle bırakmasıdır
Gelip seni bulan
En sevdiklerinden bulan acının adıdır
Elinin kolunun bağlanıp kalmasıdır
İnsan olarak hiçbir şey yapamadığın belirsiz bir bekleyişin sızısıdır hüzün
Şekli nasıl olursa olsun seni sarmalayan Aşkın içini alev alev yakmasıdır
Sesini sevdiğine duyuramamandır hüzün
İçindeki sesler çığlık çığlık bağırırken susup kalmaktır, delirememektir
Kendinin en derinine çekilip çaresizce o seslerin susmasını beklemektir hüzün
Sevdiklerinin canını yakacağını bile bile inandığın yolda yürümeye devam etmektir ki; bunu onlara yaşatacağını bildiğin için onların acılarını da yüklenip yürümektir hüzün
Kalbin en sarp kayalıklarıdır
Hüzün yalnızlığın Kaf dağıdır