Maraşel

Maraşel
@FieldMarshall
Gentleman, cold, lock, and load.
Atatürk anlatıyor,
-Ben, Bulgaristan'da ateşemiliterdim. Tedansanlı bir pastahanede oturmuştum. İçeriye, temiz giyinmiş, ayağı çarıklı bir Bulgar köylüsü geldi, oturdu. Masaya vurdu. Kimse aldırış etmedi. Hatta, bir an evvel gitmesini arzu eden bir yüz gösterdiler. Bir daha vurdu; ayağını da vurdu. Garsonlar geldi ve: -Burasız sizin için değil, dediler. Nihayet patron geldi: -Çık buradan, dedi. Köylü: -Kimi ve nereden kovuyorsun? Bulgaristan benim sabanımla ve tüfeğimle yaşıyor utanmaz, diye bağırdı. Polis çağırdılar. Ona da aynı cevabı verdi. Polis bir şey yapamadı, dışarı çıkıverdi ve, pasta reçel getirdiler. -İşte, Türk köylüsünü bu hâle getireceğiz.
1K
Maraşel
Atatürk'ün mükemmel analiz yeteneğini buradan görüyoruz.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yengem, asıl ulemaların karılarını dövdüğü karşılığını verdi. Din kuralları böyle bir cezaya izin veriyordu. Dini bütün bir kadın kocasından yakınmamalıydı. Kadının görevi, kocasına sorgusuz sualsiz itaat etmekti.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Maraşel isimli okura yanıt verildi
Maraşel
Firdevs Ç Bildiğiniz üzere Arapça'da bir kelime bir çok anlam barındırır. Orada "dövün" diye çevrilen kelime aslında ayrılın manasına gelmektedir. Ayet de evliliği bozulmak üzere olan çiftler için inmiştir ve tavsiyeler şu şekildedir; 1 - Nasihat verin, 2 - Yataklarınızı ayırın. (Birbirinizden uzak durun ve düşünmek için zaman kazanın.) 3 - Ayrılın. Buradaki asıl çeviri dövün yerine ayrılındır. Kur'an'da ayrıca bu ifade her zaman sefere çıkma, uzaklaşma anlamında kullanılmıştır. Her yerde öyle kullanıldığı halde neden burada "dövün" olarak kullanılsın? Ayrıca 1 - Konuşun , 2 - Yataklarınızı ayrından sonra direkt olarak "dövün" ifadesi size mantıklı bir sıralama olarak geliyor mu? Kısacası orada kullanılan "darabe" fiili kendi haline bırakın, ayrılın olarak ifade edilmiştir. İsterseniz araştırabilirsiniz, bu fiil her zaman uzaklaşma manasında Kur'an'da kullanılmıştır. Dövmek anlamında değil. Tabii inanıp inanmamak size kalmış. Bu ayet sürekli İslamafobi'yi körüklemek için bile isteye kullanılır. Ben sadece bir Müslüman olarak izah etme görevimi yerime getirdim. İnanmak size kalmış. Amacım kimseyi zorlamak değil.
Yengem, asıl ulemaların karılarını dövdüğü karşılığını verdi. Din kuralları böyle bir cezaya izin veriyordu. Dini bütün bir kadın kocasından yakınmamalıydı. Kadının görevi, kocasına sorgusuz sualsiz itaat etmekti.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Maraşel
Böyle bir şey yok. Nisa 34'de ki olay da farklı. Meal de kesin suret ile hata var. Bu ataerkil toplumların bilerek ve isteyerek anlamını caydırmasıdır. Kocanıza kesin suret ile itaat edin diye bir şey de ayrıca yok.
Küçük kadın içeride kalmak istiyordu, çektim kolundan sıkıca, “Gel,” dedim.
zehra isimli okura yanıt verildi
Maraşel
zehra öyle olsun bakalım.