Çünkü sevilmemiş bir kadını kıyafetinden anlardınız, dolgulu sutyenden taşan dekoltesi bağırırdı "Sevilmeye değerim, bak bana, belki seversin" diye. Daracık, kısacık eteğin içindeki o sıkışmışlığı, köşeye sıkışmış birinin ilgiye açlığının kanıtıydı. Yaptığı abartılı makyajla, üzerinde zor tutunduğu o topuklu ayakkabılarıyla ve bir insan eline yakışmayacak uzunlukta yada renkteki o tırnaklarıyla "Yardım edin bana, lütfen sevin beni" diye bağırırdı aslında... Sevgiye aç hayvanları tarafından parçalanmış ruhları, her şeyi yapmaya, herşeyi olmaya, zevk almasa da zevk vermek için aşağılanmaya hazır bedenlerinde kıvranırken insanlığın anneleri oluyordu bu kızlar...