Ynsmr

Uçak havalandı ve kamerayı kapattılar. Sevgilimle sohbet ettik bir süre. İçkiler geldi. Şiirim vardı, insanın nefesini kesen bir kadınım vardı. Hayat güzelleşmeye başlamıştı. Ama tuzaklar, Chinaski, tuzaklara dikkat. Sözü kağıda istediğin gibi dökebilmek için uzun bir savaş verdin. Sıkı bir hatun ve bir kameranın konumunu bozmasına izin verme. Jeffers’ın dediğini de unutma -en güçlü insan bile tuzağa yakalanabilir. Tanrı yer yüzüne bir kez indi, o da yakalandı.
Reklam
Hala Faydan Var Bize Koca Adam Eyvallah!
Kirayı isteyen ev sahibeleri ve F.B.I. dışında kapısını kimsenin çalmadığı o küçük ve yalnız odaları anımsamadan edemiyorum. Sıçanlarla yaşadım, farelerle yaşadım ve kanım anlamadığım ve hala anlayamadığım bir dünyanın duvarlarını ıslattı. Onların hayatını yaşamaktansa açlık çektim; kendi içime kapanıp gizlendim. Perdeleri örtüp tavanı seyrettim. Sadece içki dilenip ayak işlerini gördüğüm bara gitmek için çıktım dışarı. İyi beslenmiş, rahat ve güvenli hayatları olan adamlardan dayak yedim ara sokaklarda. Birkaç kez dayak da attım deliliğim sayesinde. Kadınsız yaşadım yıllarca. Fıstık ezmesi, bayat ekmek ve haşlanmış patatesle beslendim. Kerizdim, salaktım, geri zekalıydım. Yazmak istiyordum ama daktilom rehindeydi. Yazmaktan vazgeçtim ve içtim…
Büyük adam!
Kanal 15 benim üstüme bir belgesel çekmeyi düşünüyor. Yeni bir gömlek var üzerimde, sevgilim parlıyor, harikulade ve otuz yaşlarında. Yontar, yazar ve olağanüstü sevişir. Kamerayı yüzüme yaklaştırıyorlar. Kamera orda değilmiş gibi yapıyorum. Yolcular izliyor, hostesler meraklanıyor, Kızılderililerin toprağını çalmışız, Tom Mix ölmüş ve nefis bir kahvaltı etmişim.
Adım Henry Chinaski, şairim. Derinim. Muhteşemim. Taşak. Evet, doğru, taşaklarım muhteşemdir.
VE ZAMANIYDI ARTIK BİRAZ TALİHLİ OLMANIN!
Ömrümde ata binmemiştim, bowling oynamamıştım, İsviçre Alp’lerini görmemiştim ve Vicki çocuksu tebessümü ile bana bakıyordu ve olağanüstü bir kadındı ve zamanıydı artık biraz talihli olmanın ve bacaklarımı uzatıp önüme baktım.
Reklam