Ynsmr

İlişki başlangıç itibarı ile cinseldi ama aşık olmaya başlamıştı Robert, hissedebiliyordu bunu. Bir ruh doktoruna gitmeyi düşündü ama gitmemeye karar verdi. İlle de canlı birine aşık olunacak diye bir kural mı vardı? Zaten sürmüyordu o zaman. Türler arasındaki fark çok büyüktü, aşk olarak başlayan duygu zamanla savaşa dönüşüyordu.
Reklam
Robert’in birinci arzusu -bu tür şeyler düşünmeye başladığında- bir gece Balmumu Müzesine girip balmumundan kadınlarla sevişmekti. Ancak fazla tehlikeliydi. Cinsel fantezilerini heykel ve vitrin mankenleri ile sevişmekle sınırlandırdı ve fantezi dünyasında yaşamaya başladı.
Ve ne zaman eski mahalleye gitsem yaşadığım evin önünden geçerim, yabancılar var artık orada. O Pazar günleri iyiydi ama, iyiydi o Pazar günlerinin çoğu, işsiz ve iktidarsız babalarımızın balkona çıkıp birbirimizin ağzını burnunu kırdığını şöyle bir izledikten sonra tekrar içeri girdiği, elektrik faturasını düşünerek radyoyu açmaya korkup duvarları seyrettikleri o karanlık Bunalım günlerinde biraz ışıktılar bize.
Ölmeye hazır bir şekilde yatakta yatarken annem elinde dövüş sırasında giydiğim tişörtle içeri girmişti. Tişörtü yüzüme tutup, “Bak, kan lekeleri var tişörtünde! Kan lekeleri!” diye bağırmıştı. “Affedersin!” “Çıkmaz kan lekesi! ASLA!” “Onun kanı!” “Ne önemi var! Kan bu! Çıkmaz!”
Dövüştüğümüz zaman saatlerce dövüşürdük. Ebeveynlerimiz bizi kurtarmazdı. Kabadayı geçinip merhamet dilenmediğimiz için karışmazlardı sanırım, merhamet dilenmemizi beklerlerdi. Ama onlardan nefret ettiğimiz için merhamet dilenemezdik ve biz onlardan nefret ettiğimiz için onlar da bizden nefret ederlerdi. Korkunç yumruklaşmalarımızın ortasında balkona çıkar, bize şöyle bir baktıktan sonra esner ve çöpe atılacak reklam broşürlerini alıp içeri girerlerdi.
Reklam