Sen işine âşıksın. Tanrı yardımcın olsun, seviyorsun yaptığın işi. İşte bu, senin üzerinde bir lanet. Alnındaki o damgayı herkes görebiliyor. Korkmuyor musun onlardan? Onların özü, işini seven insanlara duydukları nefretten ibaret.
Günden güne kalbimizden uzaklaştığımızın farkına varmamız gerekli. Ağır bir manevi tahribat içindeyiz ve bunun farkında değiliz çünkü bizi kuşatan hep daha fazlasını kazanma arzusu, bizi kendimizin dışına iterek kendimizden uzaklaşmamıza neden oluyor. Biz,bizi sadeleştiren şeylerle vakit harcarken kaybettiğimiz şeylerin farkında değiliz.
En büyük kaybımız ise ne yazık ki zaman!
"Ama bakın, diyelim ki benim altmış yıllık bir ömrüm var, bu sürenin çoğu çalışarak geçecek. Yapmak istediğim işi seçtim. Eğer o işten hiçbir zevk alamazsam, o zaman kendimi altmış yıllık bir işkenceye mahkûm etmiş olurum."