Belki de mesele yolla ilgili değil, nasıl yürüdüğümüzle ilgili. Bu katılıklar gezegeninde ender zamanlarda duyuyoruz uçucu olmanın başkalığını; içtiğimizde, seviştiğimizde, aşık olduğumuzda. Anılar biriktirmek de mümkün değil, biriken anıları saklayacak bir torbamız, kutumuz yok, kuytumuz yok; bellek sadece izini tutuyor anıların.
İnsan kendine acımayagörsün, dünyanın merkezinde olduğunu sanmaya başlıyor. Dünya girdaplardan oluşmuş oysa; herkes kendi girdabında, hortumunda, kuyusunda, bataklığında, balçığında.