Demek ki buraların ormanını kesip pıtrak gibi yazlık siteler yapan, otel diken, denizi dolduran, tepelerde maden arayan, dağları yaralayan şehirliler, denizimizi de elimizden alıyor diye düşündüler.
Denizciler suyun, yelin, bulutun, şimşeğin, dalganın çok güçlü, insanınsa aşırı derecede aciz olduğunu bilerek yaşadıkları için doğaya karşı kent insanlarından daha saygılıdırlar.
“Zaten o çöpler denize giren turistleri ilgilendirirdi, mecbur kalmadıkça suya girmeyen balıkçıları değil.” diye düşünüyor balıkçı. Nasıl da dar bir görüş. Ekmeğini denizden çıkartanlar bile denizdeki kirliliğin kendi kendine gideceğini ve kendilerini ilgilendirmediklerini düşünüyor. Ne acı!!