#kitapyorum;.
Hayalleri olan bir Filiz...
Sevilmekten hoşlanan bir Filiz...
Okumayı seven bir Filiz...
Hayal kurmayı seven bir Filiz...
Kardeşlerini seven bir Filiz...
16 yaşındaki Filiz, kitaba adını veren baş karakterimiz.
27 Mayıs darbesinden sonra işleri kötüye giden ve teselliyi içki masalarında arayan babası, annesi ve kardeşleri ile birlikte köhne bir apartmanda yaşayan Filiz karakteri, başkaldırının, toplumdaki uzun yıllardır süregelen ve kemikleşmiş birtakım çürük bakış açılarına itaat etmemenin simgesi gibi adeta.
O, topraktan yeşeren bir filiz gibidir. Bozuk düzene karşı bir umuttur.
Kitabın can alıcı noktası olarak kabul edilebilecek olaylar silsilesi içinde mücadelesini sürdüren Filiz, asla teslim olmak istemez. Hatta kitabın sonunda gördüğümüz gibi hayatından bile vazgeçmeyi göze alır.
Orhan Kemal, kitabın sonlarına doğru kadınların mal gözüyle görülmediği, daha steril ve kadınların rahatsız edilmeden, sakince çalışabileceği ortamların da bulunabileceğini anlatmak istemiş.
Ayrıca Filiz karakteri aslında gerçek bir karaktermiş ve kitapçıda çalışan bir kızmış. Orhan Kemal bu kızla tanışmış ve romandaki gibi ona aşık olmuş ve romandakinin aksine toplumsal bakışı hiçe sayarak bu kızla ayrı bir eve çıkıp bir süre yaşamış, karısının olayı öğrenmesiyle ayrılmış.
Adeta Orhan Kemal bu durumu herkese itiraf edercesine bu durumu romanında da işlemiş ve romana da bir roman kişi olarak dahil olarak deneyimlerini ve gözlemlerini burada paylaşmıştır.
Kitabı okumak çok keyifli idi, kitap hayatımda unutamayacağım bir anısı ile kaldı.
Keyifli Okumalar dilerim
Bir Filiz VardıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020649 okunma
Kendimi bu dünya’da hiç de hür ve esen saymıyorum. Boğaz tokluğuna çalıştığın yere bağlısın; seni doğurdular, büyütüp yetiştirdiler diye anana, babana bağlısın, dedikodularından korktuğun için komşularının, hısım akrabanın arzularına bağlısın. Yani, hiçbir zaman kendi kendinin isteğine, içinden gelene bağlı olamıyorsun. Ne istiyorum biliyor musunuz? İstiyorum ki, canımın istediği iş’te çalışıp, iş’ten çıktıktan sonra da dilediğim yerlerde, dilediğim insanlarla konuşayım. Ne diye başkalarının istediği insan olmak zorunda kalayım?.
#kitapyorum;.
Aşk mı kaderi kovalar, Kader mi Aşkı?
Bilmeceyi biz çözemedik, çözenlere selam olsun .
Ölüm, ihanet, intikam, entrika...
İnsanın en yakınına bile güvenini sorgulatacak bir eser.
Görmedik mi bu zamana kadar kendi çıkarları uğruna en sevdiklerini dahi hiçe sayanları?
Ve devam ediyoruz görmeye de.
Peki ya onlarla yapılacak mücadele?
İşte burada devreye giriyor Hamlet!
Ne çok güveniyoruz değil mi bazı insanlara?
İlla bir hayaletin mi yön vermesi gerekir bize, bu sana bunları yaptı, ondan intikamını almalısın! diye.
Kitapta sık sık varoluşçuluk, şüphecilik, görecelik, öznelcilik kavramlarını görmek mümkün.
Olmak ya da olmamak sözünden yaşam ve ölümü söylediginden dolayı varoluşçu anlayışın William da ne denli olduğunu görmek mümkün.
Sigmund Freud çocuk psikolojisi için önemli bir eser olduğunu söylemiştir bu kitabın.
Özellikle anne, baba sevgisi veya nefreti, intikam,kin duygularında ailenin etkisi ile ilgili olarak çeşitli örneklerde bulunmuştur. Oedipus Rex den bahsetmiştir. Bu komplekse hatta Hamlet adını vermeyi bile düşünmüştür.
Keyifli Okumalar .
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
İnanıyorum söylediğini candan söylediğine
ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez.
Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.
Madem ki bu dünya bile yok olacak bir gün sevginin bitmesine insan neden üzülsün?
Aşk mı kaderi kovalar, kader mi aşkı?
Daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi…