İşte ey nefis! Sen bu ücreti almışsın. Ubudiyet gibi lezzetli, nimetli, rahatlı, hafif bir hizmetle mükellefsin. Halbuki, buna da tenbellik ediyorsun. Eğer yarım yamalak yapsan da, güya eski ücretleri kâfi gelmiyormuş gibi, çok büyük şeyleri mütehakkimane istiyorsun. Ve hem "Niçin duam kabul olmadı" diye nazlanıyorsun. Evet, senin hakkın naz değil, niyazdır. Cenab-ı Hak Cennet'i ve saadet-i ebediyeyi, mahz-ı fazl ve keremiyle ihsan eder. Sen, daima rahmet ve keremine iltica et. Ona güven
Bırak ebkem kesilmiş gönlümü ey sonbahar! Aradığın yaprak bende değil, ben aldanmışıyım tüm yaşanmışlıkların ve adanmışlığımın ihtirasında, bir tuz gibi eridi ertelenmiş düşlerim!
"Hayat; ömrün son demlerinde bile olsa acı olan tecrübe şurubunu yudumlatıyor insana, bu tecrübeler senin yoluna ışık tutacak, çaresizliğine çare, kimsesizliğine kes, dizine derman, gözüne fer olacak."