h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Birçoğumuz acı dolu, ebeveynlerimizin bize yeterince ilgi göstermediği ve ihtiyacımızın karşılanmadığına dair imgeleri hafızamızda tutarız. Kontrolsüzce, bu içsel imgeler yaşamlarımıza nasıl devam edeceğimizi göstererek yaşamımızın akışını yönlendirebilir. Bu imgeler tamamlanmamıştır. Esas gerçek noksandır. Hangi travmatik olaylar ailemizin sevgi akışını olumsuz etkileyen imgelerin arkasında beklemektedir? Bir ebeveynimizle çözülmemiş olan şey kendiliğinden ortadan kaybolmaz. Bu, sonraki ilişkilerimizi etkileyen bir şablon görevi görmektedir.. Eğer ebeveynlerimizle zor bir ilişki yaşadıysak, çekirdek tanımlayıcılarımız taşıdığımız kırgınlıkları yansıtır. Kırgın olduğumuzda içsel huzurumuz bozulur. Ebeveynlerimizden, özellikle de annemizden yeterince ilgi görmediğimizde genellikle yaşamdan da yeterince zevk almayız.. Ebeveynlerimizle sıcak bir ilişkimiz olduğunda, ana tanımlayıcılarımız onlara karşı olan sıcaklığımızı ve şefkatimizi yansıtır. Ebeveynlerimize karşı pozitif olduğumuzda, yaşama karşı da daha pozitif oluruz ve hayatımızda iyi şeyler olacağına inanırız.. Bir ebeveynimizi diğerinden daha altta gördüğümüzde, varlığımızın kaynağına ters düşmüş oluruz ve kendi içimizde bilmeden bir uçurum oluştururuz. Bir yarımızın annemizden, diğer yarımızın babamızdan geldiğini unuturuz..
Sayfa 112·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazen ana şikayetimizin çekirdek dil yapısı öyle zorludur ki cevaplar için aile mezarlığını kazmak zorunda kalırız. Fakat genelde aradığımız aile geçmişi mevcut değildir. Utanç ile gizlenmiş, acı ile uzaklaştırılmış ya da bir aile sırrı olarak himaye edilmiş bu bilgi genelde yemek masasında konuşulmaz. Bazen bu travmatik geçmişin bizim sorunumuzun altında olduğunu biliriz. Sadece her zaman mevcut deneyimimizle arasında bağlantı kurmayız.. Ana şikayetimizin çekirdek dil yapısı bizi bir pusula gibi, nesiller boyunca açıklanmayan aile sıkıntısına doğru yönlendirebilir. Orada, travmatik bir olay hatırlanmayı ya da keşfedilmeyi bekliyor olabilir ki böylece sonunda bu olay sonsuza dek gömülebilir..
Sayfa 105·Kitabı okuyor
Mevsimsiz Sabahlar..
isterim; 'aşk' göz göz etsin sineni Söylerim; 'dert neymiş', anlarsın beni... Kim uzakta tutarsa cânını canânından Hasretin göz.bebeği bakar anın cânından..
Aşk

h̷i̷ç̷ ོ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·230 syf.·
1105 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2025 21:39
·
2025 3. kitabı
Veli Urhan
10/10 · 7 okunma
Kuantum mekaniğine göre, madde ve enerji (örneğin atomik parçacıklar ve ışık dalgaları) süreksiz sıçramalarla değişime uğrayan birliklerden ya da elektronlar ve fotonlar gibi quantalardan oluşur. Böyle olayları öngören yasalar yapısal yasalardır. Onlar bireysel vakalardaki değişimleri değil, bir dizgeler bütünündeki değişim olasılıklarını belirlerler. Madde ve enerjinin temel birliklerinin hem parçacık hem de dalga özellikleri olduğu için, eğer ölçüler bu özelliklerden biri için kesin ise, diğeri için kesin değildir.. Görünürde zıt olan bu özelliklerin birlikte var olması Heisenberg'in belirlenimsizlik ve Bohr'un tamamlayıcılık ilkeleri ile açıklanır.. Quantanın bölünmesini betimleyen yasalar Pauli'nin, (foton dalgaları gibi) kimi quantalara ilave yapılabilirken (elektron dalgaları gibi) kimilerine de yapılamadığını gösteren, dışarıda bırakma ilkesine dayanır. Engelleyici yasaların varlığını gösteren basit parçacık dönüşümlerindeki oluşsuzluk, olabilecek olana ve olması gerekene izin veren yasalara değil de, bunları yasaklayan yasalara dayanır. Onlar, sadece yasaklanmış olmayan bir şeyin olmasına izin veren yasalardır.. Kuantum fiziğinde bu paradoks şeylerin temel düzensizlikleri ile açıklanmaktadır. Bugün bilim, düzenin altındaki bir kaostan -ya da bir anlamda aynı şey demek olan kendisinden daha derin ve temel olan bir kaosun üstüne yerleştirilen bir düzenden- söz eden bir görüşü temsil ediyor.. Kuantum fiziğinin değişim kavramları bir çok açıdan Foucault'un arkeolojik kavramlarına benzer. Nitekim, Foucault'un arkeolojileri de bireysel vakalardan ziyade sistemleri betimleyen yapısal kurallar üzerine kurulmuştur. Foucault'un betimlemeleri söylemlerin oluşumunda kesinliklere değil olanaklara işaret eder..
Sayfa 217·Kitabı okudu