Keton nasıl sentezlenir..?
Gıdalarla glikoz girişini durdurursak, kan insülin değerimiz düşer ve pankreastan glukagon isimli hormon salgılanmaya başlanır; glukagon, yağ dokusuna “yağları çöz ve hemen kana karıştır” talimatını verir; bu emir üzerine yağlar yavaş yavaş çözülmeye başlar..
Ancak, beyin dokusu tüm uğraşılarına rağmen bu yağları içeri çekip, doğrudan yakıt olarak kullanamaz.
Bunu bilen ve zaten önceden glukagon tarafından da bilgilendirilen karaciğer, beyin için iyi bir alternatif yakıt türü olan keton cisimlerini hemen sentezlemeye başlar..
Keton cisimleri yağların karaciğerde daha küçük parçalara ayrıştırılmasından oluşur, kana karıştırılır ve başta beyin olmak üzere tüm hücrelerin kullanımına sunulur..
Esasen keton cisimleri tüm vücut sistemi tarafından kullanılır ancak glikoz yokluğunda, özellikle beyin keton cisimlerine adeta bağımlıdır..
Ketojenik diyette olduğu gibi glikoz alımı yok denecek kadar az seviyelerde olursa (20 gr./gün), yaklaşık 3 hafta içerisinde beyin hariç diğer tüm dokuların, ketonlara artık neredeyse hiç ihtiyacı kalmaz.
çünkü; onlara kandan gelen yağlar zaten yetmektedir.
Ketonlar, büyük bir saygıyla sadece beynimizin kullanımına bırakılır.
işte biz buna; ketojenik adaptasyon diyoruz.
Ketojenik adaptasyon, bünyeye bağlı olarak; bazı insanlarda 3 hafta, bazı insanlarda ise 6 hafta kadar sürebilir.
Adaptasyon sırasında ise; kan keton seviyelerindeki artışa bağlı olarak, ilk zamanlarda hafif bir üşüme-titreme hali, bu diyeti yapan kişilerde görülebilir..
Bu semptomlar genellikle hafif bir durum olup, 1 ila 2 gün içerisinde kaybolur.
Bu dönemde mineralden zengin bol et suyu içeren çorba içilmesi durumunda ise şikayetler azalabilir..
3 haftalık adaptasyonun ilk günlerinde, kanda yoğun olarak ‘aseton’ isimli keton cismi ortaya