Früktoz, meyve şekeri olarak bilindiğinden hep ihmal edildi hafife alındı.
Ancak günümüzde früktozu daha çok meyveden değil ‘’HFCS 55’’ den alıyoruz.
HFCS ‘’high fructose corn syrup’’ bizim halk arasında ‘’glikoz şurubu’’ veya ‘’nişasta bazlı mısır şurubu’’ olarak bildiğimiz sıvıdır.
1978’den beri de piyasadadır.
Amerika’da satışı sınırlandırılmıştır.
Mısırdan elde edilir hem de GDO’lu mısırdan.
Mısır taneleri büyük bir tankta ezilir; üzerine bazı enzimler ve mayalar dökülür ve bu karışımın içerisindeki bakteriler mısırın nişastasını früktoza çevirir.
Bu früktoz çözeltiden ayrıştırılır ve %55 birim früktoza, %45 birim glikoz ilave edilerek “HFCS-55” üretilir..
Bu sihirli karışım oranı sayesinde damağımız HFCS-55’i, sofra şekerinden ayırt edemez.
Sıvı ve homojen olduğu için raf ömrü uzun, ister sanayide ve istenirse de küçük işletmelerde kullanıma son derece uygundur.
HFCS-55’in kullanım alanları çok geniştir; bisküvide, gofrette, çikolatada, pastanelerde, hazır meyve sularında, kolada vb. aklınıza gelen tüm şekerli yiyecek ve içeceklerde kullanımı mümkündür.
Sahte bal yapımı için bile çok elverişlidir..
HFCS’nin; İngiltere, Fransa ve Hollanda da tüketimi kesinlikle yasaklanmıştır (ama üretmeye devam ediyorlar).
Dünyanın en büyük HFCS üreticisi ABD bile üretim kotasını %10’dan %2’ye kadar düşürmüştür.
Avrupa Birliği genelinde 18 milyon ton HFCS üretimi vardır.
Ancak AB kendi kullanımı konusunda kota koymuştur..
Peki, bu sırada biz ne yaptık dersiniz?
Kullanım oranımızı %10’dan %30’a yükselttik..
Kota mı, halkın sağlığı mı?
O da neymiş efendim?