Karbonhidratların sindirimi..
Gıdalarla alınan karbonhidratlar daha ağzımızda iken sindirim işlemi başlar, mide asidiyle yoğrulduktan sonra bağırsaklarımıza geçer, burada pankreas enzimleriyle karşılaşır ve parçalanmanın can alıcı olan son kısmı gerçekleşir. Tahılların (buğday, arpa, yulaf, çavdar vd.) çekirdeğindeki karbonhidratın %75’i amilopektin-A dır ve kalan %25 amiloz’dan ibarettir.
Amiloz çok az parçalanabilir.
Amilopektin-A moleküler olarak bir ağaç dalına benzer.
Karmaşık görünmesine karşın parçalanması ve sindirimi çok kolaydır.
Bağırsak lümeni içerisinde Amilopektin-A; enzimatik reaksiyonlarla monosakkarit ve disakkaritlere ayrıştırılır.
Bu parçalar da bağırsak duvarındaki hücrelerin içerisinde doğrudan glikoza dönüştürülür ve hemen hemen tamamı kana salınır.
Amilopektin-A’nın bu kolay parçalanır özelliğinden ötürü bağırsaklarımızın ilk 60 ila 90 cm neredeyse tamamı emilir.
Vücudumuz işte bu sistemle bütün karbonhidratları şekere çevirir.
Sütün laktozunu önce galaktoza, sonra da bağırsak hücresi içerisinde glikoza çevirir.
Sofra şekeri olan Sükrozu da bağırsak lümeni içerisindeki enzimlerle 1 glikoz + 1 früktoza çevirir.
Glikoz hemen kana karışır, früktoz ise karaciğere gönderilir..
Şeker tıpkı uluslararası para birimi olan Dolar gibidir.
Dünyada hemen her ülke Doları tanır ve kendine göre alır, stoklar veya kullanır.
Glikoz da öyledir..