Omega-3
1- Alfa-linoleic-asit (ALA)
2- Ficosapentaenocic asit (EPA)
3- Decosahexaenoic asit (DHA) olmak üzere 3 ana prekürsör (öncül) molekülden sentezlenir.
Omega-3 ve ömega-6 esansiyel (temel) yağ asitleri olup; vücudumuz için olmazsa olmazdır.
Bu yağ asitlerini sentezleyemeyiz.
Kolesterolü kendimiz yapabiliriz ancak Omega-3 ve Omeya-6'yı dışarıdan almak mecburiyetindeyiz.
Hücre duvarından tutun da savunma sistemimize kadar hemen her alanda kullanımı mevcuttur..
DHA ve EPA balık yağında bolca bulunur.
DHA ve EPA deniz dibinde ve soğukta yaşamaya adapte olmuş deniz bitkilerince sentezlenir.
Soğuk denizlerde yaşayan balıklar (hamsi, sardalye, uskumru, somon, vs.) derinlerdeki bu soğuk ortam bitkilerinden yoğun olarak beslendiğinden DHA ve EPA yönünden çok zengin besinlerdir..
Omega-3’ün antienfilamatuar (iltihap önleyici) etkilerinden dolayı, “kanser karşıtı” etkileri de vardır.
üstelik antitrombojeniktir yani pıhtı önleyicidir.
Kanser hücrelerinin yoğun olarak bizim savunma hücrelerimize salgılattığı ‘’tümör nekrozis faktör’’ (TNF) karşıtı etkileri vardır.
TNF; kanser sırasında zayıflayıp (kaşeksi), bitkin düşmemize yol açan önemli nedenlerden birisidir.
Omega-3’ün kalp hastalıklarında ritm bozukluklarını önlemesi de bilinen etkilerindendir.
Omega-3’ün yüksek trigliserid seviyelerine de olumlu etkileri vardır.
Ayrıca hipertansiyon, diyabet, otoimmün hastalıklar, artrit olarak bilinen eklem hastalıklarından korunmada da çok etkili olan, doğal bir besindir..