Herkesin her şeyin içini boşaltarak anlattığı tüm bilgi ve öğretilerin basite indirgendiği dijital dünya, sorgulamayan beyinler için toksik bilgi ve tuzaklarla dolu..
Bizim yalnızca, kendi zihnimizde doğrudan ve aracısız olarak tecrübe ettiğimiz fikirleri, duyum ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgide kendi zihnimizin ötesine geçemediğimizi ve bundan dolayı herhangi bir şeyin insan zihninden bağımsız olarak var olduğunu söyleyemeyeceğimizi, insan zihninin tüm içeriklerinin bize duyular ve deneyler tarafından sağlanan malzemeye indirgenebileceğini anladığımızda algının ne olduğunu anlayabilir, algıda ve buna mukabil yargıda bilişsel anlamda empirik ve epistemolojik alanda rasyonel bir ilerleme sağlayabiliriz..