h̷i̷ç̷ ོ

h̷i̷ç̷ ོ
。゚゚・。・゚゚。 ゚。ɑⵢ̧ƙı  ゚・。・ bulamazsan eğer ömrün yarısı dağınık ve perişan diğer yarısı ah ile pişman geçer!
Suçluluk hissi yaşam gücümüzü pek çok yönden dondurabilir. Hem de bunu üstlenmediğimizde veya çözümlemediğimizde, çocuklarımıza ve hatta onların çocuklarına kadar uzanabilir..
Suçluluk
Reklam
Hayatın Akışını Kesen Dört Bilinçaltı Teması Bu temalar her birimiz için ortak temalardır ancak etkileri bilinçaltımızda bulunmaktadır: 1. Ebeveynle birleşme 2. Ebeveyni reddetme 3. Anneyle kopan bağ 4. Anne-babamız dışında aile sistemimizdeki bir aile bireyi ile özdeşleşme Bu temalardan herhangi biri ilerlemek için becerimizi ve koyduğumuz hedeflere ulaşmamızı engelleyebilir. Yaşama gücümüzü, sağlığımızı ve başarımızı sınırlandırabilirler. Davranışlarımızda ve ilişkilerimizde ortaya çıkabilirler. Kullandığımız kelimelerde görünebilirler.. Anne veya babamızla kopukluk dört bilinçaltı temasının üçünün temelini oluşturur ve mücadele ederken üzerinde düşünmemiz gereken ilk yerdir..
Akışı Hissetmek..
Bir dakika durun ve anne-babanızla aranızdaki bağ veya kopukluğu hissedin. Bedeninizi fiziksel açıdan nasıl etkilediğini hissedin. Biyolojik anne-babanızın önünüzde ayakta durduklarını, gözünüzde canlandırın. Eğer onlarla hiç tanışmadıysanız veya onları gözünüzde canlandıramıyorsanız, sadece kendinize onların varlığını hissetmeye izin verin. Bu görüntüyü tutun ve kendinize aşağıdaki soruları sorun: • Onları içtenlikle karşılıyor muyum yoksa dışarıda mı bırakıyorum? • Onların beni içtenlikle karşıladığını hissediyor muyum? • Onlardan farklı biri gibi mi hissediyorum? • Onları gözümde canlandırdığımda bedenim rahat mı yoksa gergin mi? • Onlardan bana hayat veren bir güç aksaydı, bunun ne kadarı bana geçiyor olurdu: %5? %25? %50? %75? Ya da tam %100?
Hem klinik uygulamalarımda hem de kendi yaşamımda yaptığım gözlemlerime göre, anne-babamızla bağımız serbest şekilde aktığında kendimizi hayatın önümüze getirdiği şeyleri almaya çok daha açık hissederiz. Anne-babamızla bağımız bir yönden bozulduğunda, bizim için mevcut olan yaşam gücü sınırlıymış gibi hissederiz. Kendimizi engellenmiş ve sıkışmış hissedebiliriz veya âdeta akışa karşı yukarı doğru yüzer gibi hayat akışının dışında hissedebiliriz. En sonunda acı çekeriz ve nedenini bilmeyiz. Ne var ki iyileşebilmemiz için gerekli kaynaklar içimizdedir..