Bana benim çocukluğumla ilgili önemli olduğunu düşündüğü bir şey söyledi. Bana sen melek gibi bir çocuktun dedi. Bunun ne anlama geldiğini sordum. Ben çok uysalmışım. Sanki bir çocuğun normal göstermesi gereken direnci göstermiyormuşum. Hiç mızmızlanmazmışım. Sanki bir yetişkin gibi anne-babamla beraber hareket eder, çok uyumlu davranırmışım. Televizyonun karşısından kalkıp yatmak gibi zor bir konuda dahi zorluk çıkarmaz, hatta annemin dediğine göre onlardan bu konuda daha disiplinli davranırmışım. Bir tek direnç gösterdiğim konu yemekmiş. Çok az yemek yermişim. Bunun dışında onlarla çok uyumluymuşum. Buluğ çağında depresyon-obsesyon vs. şikâyetlerim başladığında annemle babam bunun çocukluğumda içime attığımı düşündükleri tepkilerimden olduğunu düşünmüşler. Çocukken benim uyumlu olmam hoşlarına gittiğinden bu konuda fazla düşünmemişler. Ancak sonradan benim belki o zamanlar göstermem gereken bazı tepkileri bastırdığımı düşünmüşler.
Ben tabi böyle davranmamın sebebini biliyorum. O Allah'ın belâsı sevgi ve ilgi için.
Az evvel Sunshine'ı dinledim. Ardından "How do I break it to my heart". Bu şarkıda Kenny Rogers şöyle diyor: "Aklım sevginin bittiğini biliyor. Ama bunu kalbime nasıl söyleyeceğim?"
Bu bana kendi durumumu çağrıştırdı. Esasında aklım acı gerçeği biliyor ama kalbim bunu kabul etmek istemiyor.