travmalarda kullanılan yöntemlerden birisi EMDR yöntemidir. Bu yöntemle bilgi işleme süreçleri ile travmatik anılar yeniden ele alınır ve işlenir. EMDR yöntemine göre bizler travmatik anılarımızı sağ Bey'in lobumuzda ketliyoruz ve onu orada hapsediyoruz. Hapsettiğimiz anılarımızı, göz hareketlerimiz ile tekrar bilgi işleme sürecine dahil ederiz ve onları aktive ederek bu anlarımızı çözümleriz. Diğer bir ifade ile travmatik yaşantılar beyinde uygun olmayan bir biçimde depolanır ve bu anılar bizim işlevsel olmayan tepkiler vermemize neden olur. EMDR yöntemi ile işlenmemiş bu anların tekrar işlenmesi sağlanarak, bu hapsedilmiş anılara duyarsızlaştırma sağlanarak kişinin uyumu sağlanır.
Araştırmalara göre, çocukluk yıllarında yaşadığımız travmatik anılarımızı sağ beyin lobunda ham hali ile depoluyoruz. Bu anılarımızı işleyemediğimiz için o yıllardaki kaygılarımızı doğum, ölüm, evlilik gibi doğal yaşam olaylarında tekrar canlanıyor.
Şu kadm soyu ne olur bir kez daha bir meyveye el uzatabilse, bir kez daha gazap duygusu uyandırabilse, bir kez daha kendi yeryüzünü belirleyebilseydi! Bir başka uyanışı, bir başka utancı yaşayabilseydi! Bu soy, son biçimini kazanmış sayılmazdı kesinlikle. Olanaklar tüketilmemişti henüz. Meyve asla elden çıkarılmış, henüz elden çıkarılmış değildi. Birbirine eşdeğer tüm meyvelerin burcu burcu kokusu havada süzülüyordu. Başka bilişlere ulaşabilirdi insan.
"Düşünüyorum da 30 yıllık evliyiz ama hiçbir ortak noktamız yok; ortak ilgimiz, hobimiz, değer yargılarımız, müziğimiz, arkadaşlarımız yok; bizim hiç kimse ile ailece ilişkimiz, sosyal yaşantımız kalmadı; yatağımız da ayrı, ben evde nereyi bulursam orada yatıyorum; ben sadece onun gözünde parayım, elimdeki diğer evleri aldıktan sonra beni kapıya koyar ve ölsem dönüp bana bakmaz, tıpkı kayınvalidem gibi, o da kocasına bakmadı."