Kafka, karabasanlarında gördü belki seni, ama adlandırmadı.
(Ya da hiç girmedin onun düşlerine.) Bilseydi, senin gibi bir yer var yeryüzünde en korkunç kitabının konusu sen olurdun.
Tolstoy bilseydi seni soyluluğundan bin beter utanırdı.
Ve kimbilir belki yazarlığından
-şimdi benim utandığım gibi-
Avvakum bilseydi yakınında senin gibi bir kent olduğunu, Kafkasları aşıp çile çekmeye sana gelir, senin mağaralarında yaşardı.
Dostoyevski sürülseydi sana Yer Üstünden Notlar'ı yazardı ya da Suç ve Suç 'u.
Sonsuzlukta yaşamak dolu dolu yaşamakla eş anlamlı olmamakla beraber dinin veya dogmaların gölgesinde yaşamak da değildir. Dolu dolu yaşamak kararları özgürce ve sorumlulukların bilincine vararak, benliği bize mahsus karakter özellikleriyle birleştirerek mümkün kılınır.