Yine eskisi gibi güzel ve zarifti. Bütün hareketlerine hâkimdi. Gülüşü ateş oyunu gibi bir şeydi. Fakat makinada bozuk bir şey vardı. Eski neşesi kalmamıştı. Istırap denen çemberden geçtiği muhakkaktı. Sanki bilmediğimiz üzüntüler, düşünceler, belki de bir korku arasından konuşuyordu. Belki de yalnız bu sonuncusu vardı. Korkuyu bütün ömrümce tatmıştım, o yılanı gayet iyi bilirdim. Bir kere içimize yerleşti mi bulandırmayacağı hiçbir şey yoktu.