Şaşkınlık içerisindeydim. Paul seksen dört yaşındaydı. Tezini yirmili yaşların ortalarında yazmaya başladığını düşünürsek, altmış yıldır bu durum devam ediyordu. Okulu yıllarca bitiremeyen profesyonel öğrenci kavramına yabancı değildim ama altmış yıl da biraz fazla değil miydi? Hayatı altmış yıl boyunca askıda mı kalmıştı? Öyle olmadığını umuyordum. Böyle bir şey mümkün olamazdı.
Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan
farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi
unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler
yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.
Marcus Aurelius, Düşünceler
youtu.be/pEm_BLbKhyc?si=...
Ben sana ner'den tutuldum?
Yokluğunda hem nasıl duruldum?
Sağ elimi solumla avuttum
Boş yere, boş yere
Hep boş yere, boş yere...