Bir insan ölmekten de yaşamaktan da korkar mı? Peki, bu durumda nereye kaçacağız? Korkunun, tehlikenin, acının olmadığı bir yer var mı? Nerede mutlu olacağız? Göğüs kafesimize sıkışıp kalmış ruhumuz ne zaman özgürlüğüne kavuşacak? Ortada kalmak ne menem bir duygu! Nereye gidersek gidelim tutsak edilecek ruhumuz,bedenimiz...
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir?
Hayalini kurduğumuz huzurdan öyle uzaktayız ki, öylesine değil ölesiye döküyoruz yaşlarımızı. Saydığımız koyunların sonu gelmiyor hiç. Ve imkansızlığın orta yerine düşüveriyor hayatlarımız.
~Suzan HACİGARİP~
Esaretin içinde de bir özgürlük vardır nasılsa. Insan kendini kaçak hissettikten sonra hiçbir yerde özgür değildir, içerde ya da dışarda olmuş hiç fark etmez.