Firdevs Çelik Öztayşi

Firdevs Çelik Öztayşi
@Firdevscelik
Çay,kahve ve de kitaplar
Erzurum
51 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Agnes’ın kafasının içindeki düşünceler tekrar tekrar genişleyip daralıyor, genişleyip daralıyor. Önce şöyle düşünüyor: Olamaz, mümkün değil, nasıl yaşarız, ne yaparız, Judith buna nasıl dayanır, herkese ne derim, nasıl devam ederiz, nerede hata yaptım, kocam nerede, o ne diyecek, onu kurtarmak için ne yapabilirdim, neden yapamadım, esas onun tehlikede olduğunu nasıl fark edemedim? Sonra tek bir şeye odaklanıyor: Öldü o, öldü, öldü. Bu sözün hiçbir anlamı yok. Zihninde bir yere oturtamıyor. Oğlunun, çocuğunun, evladının, en sağlıklı ve en güçlü bebeğinin birkaç gün içinde hastalanıp ölmüş olması imkânsız.
Sayfa 207·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ben gidiyorum, ama sen daha buradasın; ... biraz daha katlan bu kötü dünyamıza, benim hikâyemi anlatmak için. Hamlet,Beşinci Perde,İkinci Sahne *
Sayfa 204·Kitabı okudu
Mary haç çıkararak elini Agnes'ın omzuna koyuyor. Agnes öne doğru eğilerek dudaklarını oğlunun alnına değdiriyor. Hamnet son nefesini işte orada, ateşin önünde, annesinin kollarında, emeklemeyi, yemeyi, yürümeyi, konuşmayı öğrendiği odada veriyor. Alıyor, veriyor. Sonrası sessizlik, dinginlik. Hepsi bu.
Sayfa 202·Kitabı okudu
Hamnet ter döküyor, vücudundaki bütün sıvılar boşalmak istercesine teninden dışarı sızıyor. Fakat Hamnet'ın zihni başka bir yerde. Annesini, Susanna'yla Judith'i, halasıyla babaannesini uzun zaman duyabilmiş. Etrafını sarıp ona ilaçlar verdiklerini, bir şeyler söyleyip ona dokunduklarını hissedebilmiş. Şimdiyse geri planda kalmışlar. Hamnet hiç bilmediği bambaşka bir âlemde. Burası sessiz ve soğuk. Hamnet tek başına. Yavaşça, sürekli yağan kar hiç durmayacak gibi. Hamnet'ın etrafında birikerek yolları, patikaları, kayaları kaplıyor; üstünde toplandığı ağaç dallarını aşağı sarkıtıyor; her şeyi beyaza, boşluğa, durağanlığa dönüştürüyor. O sessizlik, soğuk, karın gümüş rengine dönüştürdüğü gün ışığı Hamnet'a fazlasıyla huzur veriyor. Tek istediği karların içinde öylece yatmak, dinlenmek; bacakları yorgun, kolları ağrıyor. Bu parıl parıl, kalın ve beyaz battaniyenin altında uzanmak, öylece yatıp teslim olmak: Onu öyle rahatlatacak ki. İçinden bir şey uzanmaması, bu isteğe boyun eğmemesi gerektiğini söylüyor. Niye ki? Neden dinlenmeyecekmiş ki?
Sayfa 200·Kitabı okudu
Agnes'ın çocuğu, kızı, minicik doğan bebeği bir sandalyeye oturmuş. Agnes buna hâlâ inanamıyor. Judith'in yüzü solgun ama gözleri canlı ve tetikte. Zayıf ve güçsüz ama et suyuna çorba içmek için gözlerini annesine dikerek ağzını açıyor. Agnes oğlunun yanında oturur, titreyen vücudunu tutarken ikiye bölünmüş gibi. Kızı kurtulmuş; bir kez daha onlara bağışlanmış. Ama buna karşılık, Hamnet onlardan alınacakmış gibi görünüyor. Oğluna bağırsak temizleyici bir şey içirmiş, biberiyeli ve naneli jöle yedirmiş. Judith'e verdiği her şeyi ve daha fazlasını vermiş ona. Ortası delik bir taşı yastığının altına koymuş. Saatler önce, Mary'den kurbağayı getirmesini istemiş ve bir çarşafla Hamnet'ın karnına bağlamış. Hiçbiri onu geri getirmemiş; iyileştirememiş. Agnes bütün umudunun delik deşik bir kovadan akan su gibi akıp gittiğini hissediyor. Aptalsın, diyor kendine, salaksın, körsün, budalanın tekisin. Başından beri Judith'i koruması gerektiğini zannederken, esas gidecek olan Hamnet'mış meğer. Kader ona nasıl böyle acımasızca bir tuzak kurabilir? Yanlış çocuğa odaklanmasını sağlayıp o başka yere bakarken uzanarak nasıl öbür çocuğunu alır? Olanlara inanamayarak, büyük bir öfkeyle bahçesini, tozlar, iksirler, yapraklar, sıvılarla dolu raflarını düşünüyor Agnes. Ne işe yarıyor ki bütün bunlar? Ne anlamı var? Yıllar yılı o bitkilere bakmış, yabani otları yolmuş, budamış, toplamış. Çıkıp o bitkilerin hepsini köklerinden koparmak ve ateşe atmak geliyor içinden. Aptal, işe yaramaz, çokbilmiş Agnes. Kendi bitkilerinin bununla baş edeceğini nasıl düşünebilmiş? Oğlunun vücudu cehenneme düşmüş işkence çeker gibi. Eğilip bükülüyor, kasılarak kıvranıyor. Agnes artık yapabileceği bir şey kalmadığını anlamaya başlıyor. Oğlunun yanında kalıp onu rahatlatmak için elinden geleni yapabilir ama bu
Sayfa 199·Kitabı okudu