Şimdiyse kalabalığın en önünde, sahnenin kıyısında; iki eliyle birden sahnenin ahşap kenarına yapışmış. Hamlet'i, yaşasa olacağı haliyle onun Hamlet'i ile kocasının ellerine, kocasının sakalına sahip, kocasının sesiyle konuşan hayalet, bir ya da iki kol boyu ötesinde.
Orada olduğunu görmelerini ister gibi, üçünün arasındaki havayı hissetmeye çalışır, oyuncularla seyirci arasındaki, gerçek hayatla oyun arasındaki sınırı delmeyi ister gibi elini uzatıyor.
Sahneden çıkmaya hazırlanan hayalet başını ona çeviriyor. Son sözlerini söylerken dosdoğru Agnes'a, Agnes'ın gözlerine bakıyor: "Sakın beni unutma."