Firdevs Çelik Öztayşi

Firdevs Çelik Öztayşi
@Firdevscelik
Çay,kahve ve de kitaplar
Erzurum
52 okur puanı
Mart 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Babalık benim için önemli bir şey." "Nedir senin için baba?" "Annenin karnına düşürdükten sonra oğlunu hayatının sonuna kadar koruyup sahiplenen, güçlü, şefkatli kişidir baba. Dünyanın başlangıcı ve merkezidir o. Bir baban olduğuna inanıyorsan, onu görmesen bile kendini iyi hisseder, onun orada olduğunu, gelip seni şefkatle koruyacağını bilirsin. Benim öyle bir babam olmadı." "Benim de öyle bir babam olmadı ne yazık ki" dedim soğukkanlılıkla. "Ama olsaydı o da benden ona itaat etmemi bekler, gücü ve şefkatiyle benim bireyliğimi ezerdi!"
Sayfa 168·Kitabı okudu
Reklam
“Sence modernlik kötü bir şey mi?” diye sarhoş saflığıyla ona sordum. “Modern kişi şehrin ormanında kaybolan kişidir. Bu da babasız kalmak demektir. Babasını araması da boşunadır aslında. Kişi modern bir bireyse şehrin kalabalığında babasını bulamayacaktır. Bulursa da bu sefer birey olamayacaktır. Modernliğin Fransız mucidi Jean-Jacques Rousseau bunu çok iyi bildiği için dört tane evladını modern olsunlar diye bile bile terk etmiş, onlara babalık etmemiştir. Rousseau çocuklarını merak bile etmemiş, bir kere de aramamıştır. Sen de beni modern olayım diye mi terk ettin? Öyleyse haklısın.”
Sayfa 167·Kitabı okudu
“Aslında benim kimseyle ve hiçbir şey ile bir derdim yok!” dedi sakinleşerek. “Kendimi düşmanlarla, sağcı, solcu, dinci, modernci gibi zıtlıklarla tanımlamadan kendim olmak istediğim için insan içine çıkmadan şiir yazıyorum. Demin kapımı çalındı, şiir yazıyordum, açmadım.”
Sayfa 167·Kitabı okudu
“Bilmem neden Allah geldi aklıma” dedim bir an yakınlık duyduğum delikanlıya bir sır verir gibi fısıldayarak. “Mahmut Usta öyle beş vakit namaz kılan biri değildi. Ama otuz yıl önce kuyuyu kazdıkça ben yeraltına doğru değil, gökyüzüne, yıldızların yanına, Allah’ın ve meleklerin katına çıktığımızı sanırdım.” “Allah her yerdedir” dedi yukarı Serhat. “Hem yukarıda hem aşağıda, hem kuzeyde, hem güneyde. Her yerde.”
Sayfa 166·Kitabı okudu
“Şairi önce asacaksın, sonra darağacının altında ağlayacaksın.” Bir dönem Osmanlı padişahlarının tahta oturur oturmaz, bütün şehzadeleri öldürmeleri (arkasından da tek tek, kardeşleri için hüzünlenmeleri) de bu “devlet için zorunlu acımasızlık” mantığıyla meşrulaştırılırdı. Babamı özlüyor, ona bu konuları açmak ve onunla konuşmak istiyor, ama beni eleştirebileceğini düşünüp çekiniyordum.
Sayfa 123·Kitabı okudu