"Düğünler aptalca"
" Bütün o yaygara"
"Harcanan onca para"
"Hem de ne uğruna?"
"Bir daha hiç giymeyeceğin kıyafetlere"
" Olur da evlenirsem, nikahın kıyıldığı sahnede 3 kişilik yer hazırlamaları gerekecek. Ben, gelin bir de başıma tabanca dayayan adam için"
" Bunu öğren, kafana iyice sok kızım" dedi Nana.
" Pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir. Her zaman. Bunu hiç unutma"
Her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üstüne yağıyordu..