Kitabı bitirmem uzun sürdü ama bu tamamen benden kaynaklıydı. Bir oturuşta okunabilecek çok güzel bir eserdi. Beyhan Budak'tan okuduğum ikinci kitaptı ve sanki karşımda onunla sohbet ediyormuşum gibi hissettim. Insanoğlu hayatın içinde bazen kendi sesini duyamayabiliyor bu eser tam da bu zamanlar için yazılmış sanki. Okurken o kadar çok cümle çizdim, o kadar çok kendimi gördüğüm noktalar oldu ki. Hayatımın rehberini bulmuşum gibi oldum. Kaleminize sağlık. Kitabın son bölüm başlığıyla cümlelerimi bitirmek istiyorum.
"Bâki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş."
Nuriye Çeleğenden okuduğum ikinci kitaptı. Olaylara farklı bir bakış açısıyla bakmasını beğendim. Hiç aklıma gelmeyen pencereler açtı bana. Okuması keyifli ve güzel bir eserdi.
Eser benim çocukluğumdan beri merak ettiğim yeri bende ayrı olandı. Okurken aldığım lezzeti bende bıraktığı etkiyi tarif etmem zor. Ama "iyi ki okumuşum" dediğim, İskender Pala'nın diğer eserleri gibi gönlümde zirvelere çıkan bir eser oldu. Tavsiyemdir...
Yazarla tanışma kitabım oldu. Uzun zamandır dinlemek istediğim bir sohbeti okumuşum gibi. Yaşlılarla sohbet etmeyi severim ama bunu iç sesleriyle okumak çok güzeldi. Her sayfada içimde bir mutluluk ve huzur belirdi ve katlanarak devam etti, hiç bitmesin istedim. Hayata yeni bir soruyla bakmama vesile olduı. "Ne malum?" Biz olayların hep kötü ve olumsuz yönlerine odaklanırız. Oysa ki "ne malum?" Sorusu hem bilinci hemde farklı bir bakış açısını sunuyor bize. Selime teyze ve Meltem'in hikayesi, ikisinin kesişme noktaları, Fırat'ın Meltem'in hayatına tatlı katkısı... "Kesinlikle okunmalı" dediğim bir eser oldu
Kitabı okurken zaman yolculuğuna çıkmış gibi hissetim. Eserde iki kişi anlatımı yapıyor birisi Derviş Ali diğeri ise Halide... Halide kalabaliklar arasında görülmemiş, değer verilmemiş, sürekli annesi tarafından aşağılanıp değer verilmemiş birisi. Derviş Ali ise Osmanlı zamanında yaşamış aşkın en masum ve temiz halini yaşamış biri. Ikisininde hikayelerinde tek bir ortak isim var: Handan. Okurken en çok Halideye üzüldüm. Onun o küçük yaşta aldığı sorumluluklar, kardeşleri için yaptığı fedakarlıklar ama bunlara rağmen bile suçlu ve hatalı görülmesi beni gerçekten üzdü. Tarık Tufan kalemiyle bu kitapta tanıştım diyebilirim. Eseri elimden bırakmak gelmedi, keyifli bir okuma süreciydi