Bahar kıpır kıpır çocuk,
Bahar yemyeşil ağaç‚ yaprak‚ tomurcuk demektir.
Bahar şırıl şırıl su,
Bahar buram buram koku demektir.
Bahar renk renk çiçek,
Bahar milyonlarca milyarlarca börtü böcek demektir.
Bahar cıvıl cıvıl kuş,
Bahar bir uyanış, yeniden doğuş demektir.
.
Bahar umut demektir, gelecek demektir,
Bahar hayata sıkı sıkı sarılmak, hayatı delice sevmektir.
Gökyüzü mavi bir çarşaf gibi serilmiş.
Günün ilk ışıkları,
Yorgun omuzlara dökülmüş,
Yumuşacık.
Sabah güneşi misafir gibi
odalara erkenden oturmuş.
.
Sanki herkesin kalbine
İnce bir huzur bırakılmış.
Dünya bütün telaşlarını
Bir günlüğüne askıya almış
gibi.
.
Hayat,
daha yavaş akıyor.
Saatler acele etmiyor,
Rüzgâr bile yavaş esiyor,
Bugün kimse yetişmeye çalışmıyor.
.
Sanki dünya
Derin bir nefes almış da
Biraz dinlenmeye karar vermiş gibi.
Güneş yükseldikçe
Şehrin üzerine altın renkli bir huzur seriliyor.
.
Tanıdık bir melodi çalıyor radyoda.
Karşı balkondan sarkan sardunyalar,
güneşe doğru eğiliyor.
.
bir gün
hayatın kapısını çaldım;
içeriden
“evde yok” dediler.
.
oysa pencerelerde
benim çocukluğum asılıydı,
ipini koparmış uçurtma gibi.
sonra
kaderin cebini karıştırdım;
.
birkaç kırık düş,
birkaç yorgun gülüş,
birkaç acı tesadüf,
bir iki avuç pişmanlık,
ve tarihi geçmiş umutlar çıktı.
.
hepsini geri bıraktım.
sonra
rüzgârın şefkat gösterdiği bir yaprağa rastladım;
.
öylece duruyordu kaldırılmda.
sanki dalından düşmemiş de
toprağın sesini dinlemek için eğilmişti.
üstüne basmadım.
ikimiz de susup sessizce yaşamı dinledik.
ölümü de gördüm bir ara,
bazıları
elindeki teraziyi adalet sanır
kendi yükünü hafif
başkasınınkini ağır tartar
.
bazıları kendini ışık sanır
karşısındakini gölge
kendi sesini hakikat
başkasının suskunluğunu hata
.
oysa…;
aynı toprağın sinesinde demlenir bütün canlar
aynı güneşin altında büyür
.
ve hiçbir çocuk
hangi kapıdan dünyaya düşeceğini
hangi annenin duasına
hangi yoksulluğun içine
hangi kırık kapının eşiğine
doğacağını seçemez
zira hayat…;
herkesin aynı yerden başlamadığı
uzun bir yokuştur
kimi gölgede büyür
kimi güneş altında kavrulur
kimi ekmeğini alın teriyle yoğurur
kimi vicdanını
bir avuç çıkar uğruna savurur
.