“Aşkın halleri ve yolları kendilerine anlatılmamış olsa ne kadar az kişi aşık olurdu!”- daha derin bir şey yok mudur bunda? Evet de ilk kim başladı? Ve aslında her şey aşkın büyüsünün sardığı ilk kişinin uğradığı aldanmayla başlamadı mı? Bu büyülenmeyi ötekinin aşka gelmesi diye alıp, kendini o aşka gelişin, nefes kesilmesinin tutsağı yapan kişi, ya ben idealinin ya da kendini ideal gören benin narsisist doyum talebini?