Büyüdükçe koleksiyonlar uzmanlığımızın anıtları haline gelip bize kulağa önemli gelen isimler verebiliyorlar: kartpostal koleksiyoncusu 'deltiyolog'
bozuk para koleksiyoncusu 'nümismatik'
oyuncak ayı koleksiyoncusu 'arktofilist' oluyor.
Bu gibi koleksiyonlar, insanda düzen ve kontrol ihtiyacı olduğunu gösterebilir ama ortada aynı zamanda asla tamamlanamayacak bir işten zevk almanın tatlı çarpıklığı da var.
"Gelecekteki benliğimizin incelemesi, koklaması ve takip etmesi için dikkatlice kaldırıp sakladığımız gelip geçici şeyler, iç dünyamızın deposunu oluşturuyor."
Çünkü sonunda biriktirilen şey insanın kendisi.
Misafirler gelmek üzereyken yerimizde duramayız. Durmadan cama bakar, her araba sesini duyduğumuzda kulak kabartırız. (İşte bu hafif gergin beklentiye iktsuarpok deniyor.)