Bekle Beni okurken sık sık şunu düşündüm: Bu roman, bir hikâye anlatmaktan çok, bir zihniyet beyanı yapmak istiyor. Selim’in dünyası, Camus, Sartre, Kafka, Benjamin, Hamsun, Bulgakov gibi isimlerle
Ebeveynlerimizin talihsizliklerini tekrar etmek için illa onları reddetmemiz gerekmez. Bazen bizi onlarla benzer bir deneyime saplanmış halde tutan bilinç dışı bir bağ paylaşırız.
Bu fikrin sıkça ortaya sunulan modern versiyonu da sıvıların gözyaşı kanallarımızdan çıkarken hormonları ve toksinleri de beraberlerinde götürdüğünü, böylece rahatlayıp gevşediğimizi öne sürer.