"Büyük başarı hayallerimizden vazgeçip enerjimizi elimizden gelebilecek şeylere aktarırsak
kendimiz gibi olduğumuzda hissedilen o elle tutulması zor 'kalp hafifliğini' hissedeceğimizi düşünüyordu James.
1890'larda "özsaygı" sözü psikolojide ilk kullanılmaya başlandığında iç ferahlığı, aslında insanın kendi yetersizlikleriyle barışması anlamına geliyordu.
Bir deste kağıdı eline alıp pencereyi açıp hepsini havaya fırlatma fikri baş döndürücü bir keyif veriyor. Ya da kırılabilecek bir porselen fincanı kasten tuzla buz etmek... Ya da mutfak sandalyesine çıkıp bir torba bilyeyi ortalığa saçılsınlar diye yere dökmek.