Bir kaç hikayeden oluşan muazzam bir kitap. Sıkılmadan hızlıca okuyup biter. Akıcı bir dil ve çıkartılabilecek onlarca ders barındırıyor tekrar tekrar okunası kitaptır. belki çok saçma bir benzetme olacak ama Hristiyan misyoner yayımların hikayelerine çok benzer bir hikaye tarzı var. (Tolstoy'un tarzının dışında bir şeyler gördüğüm için bu yorumu yaptım.)
Elbetteki genel cevap bence "sevgi" olacak. Fakat 3 hikayeden de 3 farklı anlam çıkardım.
alıntı/Spoiler
- İyi adam bir sürü toprak kazandı , diye bağırdı.
Pahom'un uşağı koşarak geldi ve onu kaldırmak istedi. Fakat efendisinin ağzından kan geldiğini gördü.
Pahom ölmüştü. Başkırlar , dillerini şaklatarak "cık cık" diye sesler çıkardılar. Sonra bu duruma üzüldüklerini gösteren bir şeyler söylediler. Uşak , küreği aldı. Pahomun içine sığabileceği büyüklükte bir çukur kazdı ve efendisini oraya gömdü.
Onun şimdi ihtiyacı olan toprak , bir cesedinin sığabileceği kadardı.<Gözünü iki metrelik toprak doyurmuştu.>