"Ah, orada onun yanına çıkıp titreyerek onun varlığının havasında ölürken, onun gözlerinde yine o tebessümü, onun sadece bir gölgesini görmek için kalbinde ne sefil bir özlem ve istek vardı."
"Suat işte oradaydı; onu beklemiş, sonsuz beklemiş, o yanında yokken ölmekten korkarak beklemişti. Son defa bir daha görüp, "Ah güzelsin, yücesin, bana hayatı sen sevdirdin, meleksin" deyip ölmek için ne kadar istemişti."
"Evet, ne olacaktı? Burada dursa ne olacaktı? Bu kesin ve cevapsız soruyu belki bin kere kendine sormuş, azap ve ihanetten başka bir şey olmayan bu hayatın sonu olmadığını daima düşünmüştü."