Asıl mesele şuydu ki, etrafta insanlığı yok edebilecek aptal, kibirli, çılgın kimseler vardı ve onlara bunu yapmamaları için yalvarmak gerekiyordu. Hayat düşmanları görevden çekilsinler. Herkes kendi yüreğini sorgulasın. İnançlarımda köklü bir değişim olmadığını sürece ben kendime bir otorite konumunda güvenmezdim. İnsanlığı seviyor muyum? Tüm dünyayı havaya uçurabilecek bir konumda olsaydım insanlığa kıymamayı seçmeme yetecek kadar sevgi var mı içimde?
Bir insanın kendi hayatında bulduğu değer başkaları için sıkıcı bir hikayeden başka bir şey olmayabiliyordu. Çektiği çilelerin, yaşadığı sevinçlerin, üzüntülü anların, aşkların, sırların ve o güne kadar biriktirdiklerinin hiçbir önemi yoktu; o üzerinde çalışılan bir dosya, bir vakaydı sadece.