Selçuk Aydemir'in Mahalleden Arkadaşlar ve Liseden Arkadaşlar kitaplarını gülerek okumuştum. Evrak Kürek ile ilgili 'sinema ile ilgilenenlere yönelik bir kitap' yorumları biraz tereddüt ettirmiş olsa da gülmek garantilidir diye düşünerek elime aldım.
Evrak Kürek yalnızca sinema ile ilgilenenlere yönelik bir kitap değil, benim gözümde Selçuk Aydemir kişisel gelişim kitabı yazmış. Yazarın en başında belirttiği kitabın kendisine zorla yazdırılmış olmasının sonucudur belki de bu durum.
Samimi bir anlatımı olması, yazarın kendine eleştirel yaklaşımı, yaşadıklarını boyamadan aktarması kitapla muhabbet etme hissi verdi. Hedefin ne olduğu çok önemli değil ama bir hayalin varsa peşinden koş, kendinle barış ve kendine gülebil demenin güzel bir anlatımıydı.
"Belki de," diyordu Nachman, "insanlar hayatın son bulmasını istiyorlardır. Onu kirlettiler. Cesaret,onur, dürüstlük, dostluk, görev bilinci, hepsi kirletildi. Lekelendi. Bu yüzden boş bir varoluşu uzatan rızıktan tiksiniyoruz. Bir zamanlar insanlar doğar, yaşar ve ölürdü. Ama bunlara insan denir mi? Biz sadece yaratıklarız. Ölümün kendisi bile bizden sıkılmış olmalı. Ölümü Tanrı'nın huzuruna çıkıp 'Ne yapabilirim? Artık Ölüm olmanın hiçbir görkemi kalmadı. Beni bu bayağılıktan kurtar, Tanrım,' derken hayal edebiliyorum."